Ana sayfa HABERLER SİYASET EKONOMİ DÜNYA TÜRKİYE İSTANBUL EĞİTİM SAĞLIK MAGAZİN SPOR
404'lü AB siyaseti! PDF Yazdır E-posta
Uzunca seredir rahattık. Tartışmıyorduk, unutmuştuk. Dışişleri Bakanı Ali Babacan hatırlattı:

- 301. Madde artık marka oldu. Tıpkı kullandığımız 501 Levi's jeans, 404 yapıştırıcı gibi. Üzerimize yapıştı artık. Ne yapmalıyız acaba?..

Eyvah deyip dövünmeli miyiz? Hemen harekete mi geçmeliyiz? 301'i kaldırıp, Türklüğe hakareti serbest mi bırakmalıyız? O zaman AB kilidi açar mı acaba? Ali Babacan, bunun da cevabını veriyor:

-301 değişse bile daha değiştirilmesi gereken çok fazla konu var.

* * *

Aslında biz yılladır bu tabloyu yaşıyoruz. Yıllar öncesi, Kıbrıs bizim için bir şart olmayacaktı. AB'ye giriş ile Kıbrıs'ın hiçbir alakası yoktu...

Ne oldu?.. Kıbrıs da getirildi, önümüze şart olarak konuldu. O da 404 gibi üzerimize yapıştı. 301'de de durum aynı. 301 kaldırılsa, yerine yeni dayatmalar gelecek. Onları yerine getirsek başkaları ile karşılaşacağız. Yok ki bu işin sonu! Üstelik, 301 benzeri düzenlemeler bazı AB üyesi ülkelerde de var. Onların üzerine hiçbir şey yapışmıyor. Sıra bize geldi mi bütün Avrupa ayağa kalkıyor. Böyle durumlar için söylenen güzel bir Azeri sözü var:

- Sene hak da mene kabahat mi?

AB ile Türkiye ilişkilerinde durum aynen böyle. Onlara hak olan bize kabahat. Onlar yaparsa mesele yok. Biz yaparsak yer yerinden oynuyor.

* * *

Bizde terörü övmek bile fikir özgürlüğüne bağlanmış durumda. Sıkıysa, PKK'ya "terörist" dememekte ısrar eden DTP'lilerin üzerine gidin. Bütün AB'yi karşınızda bulacağınız kesin!

Zaten gidip gelip DTP'lilerin sırtını sıvazlıyorlar. İspanya ise, ETA ile ilişkisi olan Batasuna Partisi'nin toplantısını bastı. Liderlerinin tamamını gözaltına aldı. İspanya'daki Batasuna'nın, bizdeki DTP'den hiçbir farkı yok. Onlar da ETA terörünü kınayama yanaşmıyorlar. Onlar da terör örgütünü "kardeş" gibi görüyorlar.

Avrupa'dan çıt çıkmadı. Kılını bile kıpırdatan olmadı. Çünkü, AB'nin bir standardı yok... Bütün ilişkilerimizde standartsızlık hakim!

* * *

AB ile yaşadığımız ilişkileri çok güzel anlatan bir fıkra var... Şah döneminde bir yabancı heyet İran'a gitmiş. Sarayda görüşmeler sürerken, heyetin bir üyesi görevlilerin yanına yaklaşmış:

- Tuvalet nerede?

"Yok burada tuvalet" cevabı ile karşılaşmış. Tabii önce şaka yapılıyor sanmış. Ancak, bir süre sonra durumun ciddi olduğunu ve sarayda gerçekten tuvalet bulunmadığını öğrenmiş. Görevlilere tekrar sormuş:

- İyi ama bu Sarayda tuvalet yoksa Şah ne yapar?

Görevliler, bu soru karşısında şaşırmışlar. "Sen de çok safsın" der gibi yabancı heyet üyesinin yüzüne bakmışlar:

- O şah, tabii ki her yere yapar!

İşte, Türkiye-AB ilişkilerinde de durum aynen böyle. Onlar diledikleri zaman istedikleri adımı atarlar. Kendi içlerinde her türlü düzenlemeyi yapabilirler. Hatta Şah gibi davranma hakkına bile sahiptirler. Biz kıpırdayamayız.

İçlerine almak istemedikleri için hep önümüze engeller koyarlar. Az da olsa ileride Türkiye'yi alma ihtimallerine binaen de bizi biz olmaktan çıkarmaya çalışırlar.
 
< Önceki   Sonraki >
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kayıp Parola?
Üye Olun
» Erdoğan, Doğan'ın evinde!
» Ergenekon protesto edildi!
» Baptista'nın gelişi an meselesi!
» Dink cinayeti artık açık!
» Talabani PKK'yı kovdu!
» Talabani'den PKK'ya "çık git"
» Key ödemeleri başlıyor
» İsrail ayakta İran vuracak
» Paşalar sorguya alındı!
» Tarihe geçen tutuklama!
» Hürriyet'in Ergenekon yalanı
» Cenazesini belediye kaldırdı