Ana sayfa HABERLER SİYASET EKONOMİ DÜNYA TÜRKİYE İSTANBUL EĞİTİM SAĞLIK MAGAZİN SPOR
Benazir'e timsah gözyaşları ve zihin bulanıklığı PDF Yazdır E-posta
Benazir Butto’nun öldürüldüğü günün hemen ertesinde gazetelerimizin attığı manşetleri ve köşe yazarlarımızın cevval yorumlarını hatırlıyor musunuz?

Unuttunuz mu yoksa?

Unutun!

En doğrusu o çünkü!

Çünkü o haber ve yorumların çoğu Benazir için dökülen timsah gözyaşlarından ibaretti.

Kimsenin Butto için, Pakistan’ın feci hali için üzüldüğü falan yoktu! Hem gazeteler hem de köşe yazarları fırsat bu fırsat Pakistan üzerinden Türkiye’de düşman belledikleri kamplara laf geçirmek yarışına girişmişlerdi!

Öyle bir toz dumana karıştı ki kendi halindeki okur Butto’nun başına geleni anlama imkânı bulamadı.

Anayasasında İslam Cumhuriyeti yazan ve devletin “İslamcılaştırılma” süreci babası Zülfikar Ali Butto tarafından hızlandırılmış olan ülkesinde Benazir için “cesur” demek anlamlıydı belki.

Ama ona “laik lider” demek, kusura bakılmasın, biraz gülünç kaçıyordu!

Hele büyük bir gazetemizde “Pakistan’ın aydınlık yüzüydü” diyen yazarın köşesinin bulunduğu sayfanın biraz ötesinde Benazir’in iktidardayken işlediği yolsuzluk suçlarının ve muhaliflerine uyguladığı baskı ve işkencenin haberleri vardı ki, acı acı güldürdü beni!

***

Herkesin hesabı iç politikaydı; Benazir’e üzülmek değil.

Türkiye’deki tartışmalar, çatışmalar, korkutmalar silsilesiydi bütün hesap!

O yüzden de bir kesim hemen El Kaide ve dinci militanları katiller olarak manşete çıkardı. Öteki kesim de hemen suikastın arkasında “Amerikan parmağı” aradı.

Şimdi suspuslar!

Daha sonra ortaya çıkan video görüntüler insana küçük dilini yutturacak kadar açık biçimde “derin devletçi” bir özellikteydi çünkü!

Bir yandan da olay aslında Pakistan siyasal geleneği ve ortamı açısından alabildiğine sıradandı.

Benazir’in öldürüldüğü günün ertesi günü basında çıkan yazılardan aklımda bir tek Zeynep Göğüş’ün yazısı kaldı.

Göğüş, 18 yıl önce Benazir Butto’yla Pakistan-Hindistan sınırındaki Moultan şehrinde yaptığı röportajı ve Pakistan’da ölümle hayatın nasıl her yerden daha çok birbirine yakın durduğunu anlatıyor, sonra bugüne dönüp “Benazir’in ölümünü ‘Pakistan’da demokrasiye darbe’ diye yorumlayanları şaşkınlıkla dinliyorum. Pakistan’da demokrasi vardı da benim mi haberim yoktu” diyordu (Hürriyet, 29 Aralık).

***

Son zamanlarda belli bir “zihin bulanıklığı” dikkatimi çekiyor.

Özellikle de Malezya ve Pakistan gibi ülkelerdeki siyasal-sosyal gelişmeleri tartışırken ortaya çıkıyor bu bulanıklık...

O ülkelerdeki güncel gelişmelerle Türkiye’nin güncel halini kıyaslamayı veya benzeştirmeyi seviyoruz. O ülkeler üzerinden siyaset yapmayı seviyoruz, ama bunu ne zaman yapsak, kısa süre sonra bizi yalanlayan veya yanlışlayan bir ya da birkaç gerçek ortaya çıkıveriyor.

Neden?

Çünkü o ülkelerin yakın tarihe kadar bir sömürge olduğunu; sömürge geçmişlerinin o ülkelerin insanları, kültürleri, siyaseti kavrayış biçimleri üzerinde derin izler bıraktığını unutuyoruz.

Hatta bilinçli biçimde unutmak istiyoruz sanki bu gerçeği.

Bu temel benzeşmezliği, bu temel farklılığı görmezden geliyoruz.

Neden?

Çünkü biz de kendimize bakışımızı hep Cumhuriyet’le başlatıyoruz.

Üstelik nevzuhur bir kültür ve çok genç siyasal dinamikler üzerine kurulu bir toplum gibi değerlendiriyoruz kendimizi.

Hiç sömürge olmadığımızı, büyük ama farklı bir “imparatorluk bakiyesi” olduğumuzu, kültürel damarlarımızda çok başka çatışma ve uzlaşmaların hüküm sürdüğünü unutmak istiyoruz sanki!

Olmuyor tabii!

Kendisini anlamayan başkasını, başkasını anlamayan kendisini anlayabilir mi?

*****

NOT DEFTERİ

Eşsiz güzelliğine rağmen arsız bir çocuk gibi iticiydi. Aşktan henüz koleksiyonuna katamadığı değerli bir taşmış gibi söz ediyordu.

M. EROĞLU (Zamanın Manzarası)
 
< Önceki   Sonraki >
İngilizce
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kayıp Parola?
Üye Olun
» Kongo'da tekne battı
» Soya sperm katili
» Paparazzi kafayı yedi
» Nihat Kahveci'den mesaj var
» El ele kol kola bakan
» Geleceğin kadın paşası
» Ronaldo zenci oldu!
» Tüzmen'den Rus güzel yanıtı
» Haftasonu Türkiye yanacak
» Açlıktan insanları yediler
» Polise roketatarlı saldırı
» İpekçi slip mayoyla yakalandı