Uzun zaman oldu yazmayalı… Çeşitli özel ve tüzel sebeplerden kaynaklı olarak bir süredir yoktum buralarda. Ama zamanıdır yeniden başlamanın…
Ekranın başına oturmamın ikinci dakikası olmadan daha, ilk paragrafı bitirmenin hemen akabinde çalan telefonla zorunlu bir ara verdim yazmaya. Arayan annemdi, şöyle bir aramak istemişti canı, özel bir nedeni yoktu. Konuşmanın bir yerinde arkadan duyduğu müziğin ne olduğunu sordu annem. “Gülben” dedim. “Yeni albümü çıktı ya, onu dinliyorum!” İşte o anda annemden eleştirel cümleler akmaya başladı şehirlerarası hatlarda: “Aaaa, Seda’da (Sayan) gördüm geçen gün, ay ne güzel olmuş valla, şarkıları da güzel beğendim ben. Hiç çoluk çocuk sahibi gibi değil, vermiş bütün kiloları, incecik olmuş! Gerçi onların derdi mi var? Şimdikilere göre hava hoş. Her türlü imkan var tabi. Aman neyse, şarkıları güzelmiş bana da al CD’sini, unutma!!!” Bu eleştirel görüşmenin hemen ardından daha pek çok işi olduğunu söyledi ve görüşmeyi sonlandırdı.
Bir taraftan annemin eleştirel bakışına karşı giriştiğim gülme kriziyle baş etmeye çalışırken, diğer taraftan yazmaya niyetlendiğim yeni Gülben ve Gülben Ergen şarkıları için tekrar oturdum bilgisayarın başına. Arkada “Masal” çalıyordu ki son zamanlarda dinleyemediğim her dakika istemsiz olarak aklımdan geçirdiğim şarkı bu.
“Sen hayatımda yokken bir hayli renksizdim,
Düşlerden maviler sarılar giyinirdim,
Vardın ama uzaktaydın tanımaz bilmezdim,
Aşk aşkına adanmış şarkılar söylerdim.”
Bu şarkıyı neden sevdiğim sorusuyla burun buruna yaşadığım şu günlerde, “Herhangi bir sebebi yok, sözler de müziği de güzel; onun için…” cevabı tatmin etmiyor kimseleri. Belki haklılar belki içleri fesat, kendileri de bilmiyorlar ve bir süre daha öğrenemeyecekler sebebini. Öğrendiklerinde bekledikleri gibi bir cevap olmayacak belki onlara ya da fazlasıyla tatmin olacaklar, bilemiyorum ama şu an için yapabileceğim bir şey yok! Sabır lazım bazen… Bu arada Gülben Ergen konulu yazı bana doğru akmaya başladı, dur demek lazım tez elden…
Her dinlediğimde biraz daha seviyorum bu albümü. Biliyorum daha çok yeni, iki ay sonra sıkılacak ve atabileceğim bir kenara… Çoğu kişinin ortak fikri bu ama ben sanmıyorum öyle olacağını, hatta hem diğer Gülben Ergen albümleri içinde, hem de son zamanlarda çıkan albümler arasında uzak ara farkla önde gidiyor “Aşk hiç bitmez.”. Bundan sonra da uzun süre aklımdan silinmeyeceğe benzer, ödediğim paranın hakkını vererek…
Yazıyı sonlandırmayı düşündüğüm zaman diliminde ise yan komşum geldi, evin içini doldurmanın ötesinde apartmana sızan şarkının ne olduğu sordu ve oturup birer kahve içtik o şarkı eşliğinde...
“Hangi bahardan aldın kokunu?
Hangi masal anlatır seni?
Hangi film heyecanlandırır?
O gülüşün kadar beni…”
Mutlu günler…
Bu posta adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu haberin okunma sayısı: 149 |
E-posta