Acaba genel kural şu mu olmalı?
Mesela...
Kız kardeşinizin başı örtülüdür... Onun başını açtırtmak kimsenin haddi değildir.
Tamam.
Buna karşılık eşinizin başı açıktır... Onun başını örttürtmek de kimsenin haddi değildir.
Nasıl?
Kulağa hoş geliyor ama bizim münâzara kadroları’nın okeyi lâzım. Hangi birini nasıl teskin edeceksiniz? Öyle bir öfkeli tartışıyorlar ki, Kıbrıs’taki iki cemaat lideri bile daha hoşgörülü.
***
Bir taraftan da düşünüyorum.
Baykal ne dedi:
- Türban başka, başörtüsü başka.
Erdoğan ne cevap verdi:
- Öğren de gel.
Onların arasına girip hakemlik edecek halim yok. Ancak anladığım şu... Yanlış anladıysam düzeltin. Türban yasağına başörtüsü dahil değildir gibi bir anlam çıkarıyorum.
Ve acaba diyorum üniversitede başörtülü kızlar mı var?
Varsa ona göre konuşalım.
Yoksa da ona göre tartışalım.
Yâni türban’ın Fransız kökenli turban olduğunu bilmek yetmiyor. Tabii başörtüsü dalkavukluğu da yasağa çare getirmiyor.
Konumuz nedir?
Saptırmayın.
Bırakın bu kelime oyunlarını.
***
İster ekonomi konuşun, ister diplomasi... İster resim, ister edebiyat.
Sonunda lâf dönüp dolaşıp yine türbana geliyor.
Yetti artık.
İçim bayıldı.
Futboldaki ofsayt tartışmalarına benziyor bu. Halbuki hakikat, skor tabelasında yazmaktadır. Posta Gazetesi |