Mizah gibiydi.
Kürsüden şöyle bir sitem geldi:
- CHP’yi beğenmiyorsun, yönetimini beğenmiyorsun, genel sekreterini beğenmiyorsun ama oraya genel başkan olmak istiyorsun.
Herhalde Haluk Koç’a bu laflar, bana değil.
İlahi bey... Herşeyini beğense, Haluk Koç niye genel başkanlığa talip olsun?
Öbür adaylar niye ortaya çıksın? Yâni, senin kusur bulduğun nesne, onların zaten adaylık gerekçesidir...
Kâfi gelmez mi?
***
Durun, şu Haluk Koç’a, haddini bir de ben bildireyim:
- Git, başka parti kur kardeşim, niye ille de CHP... Alemin tapulu arazisine gecekondu mu kuracaksın? Yoksa alıp da kaçacak mısın? Sen bilmiyor musun ki o koltuk temelli liderlik koltuğudur. Kimbilir, belki de Atatürk’ün vasiyeti vardır.
***
Hem Haluk Hoca, yüzde 4’ten yüzde 20’ye gelmek kolay mıdır? Yâni, 16 yılda 16 puan ilerleme var.
10 yıl sonra yüzde 30... Beğenmiyor musun? Gerçi Necdet Calp, en cılız haliyle bir çırpıda yüzde 31 almıştı ama “köprüyü sattırmam” hikayesiydi o...
Dur bakalım, önemli kozlarımızı daha kullanmadık. Partinin kadın kolları’nı bile 16 yıldır hiç ateşlemedik. Yok öyle Haluk Hoca...
Rakip Parti, kadınları öne çıkarsa bile biz daima erkek erkeğe dolaşırız.
Ne de olsa sosyal insanlarız.
***
İşte böyle...
Önce Mustafa Sarıgül’ü biçtik.
Şimdi Haluk Koç’u, Umut Oran’ı ve öbürlerini.
Sıradaki gelsin.
Mühim olan kongre kazanmaktır. Çoğunluğun tahakkümü, arasıra işe yarıyor be Haluk Hocam.
POSTA
Bu haberin okunma sayısı: 123 |
E-posta