|
Yarın 12 Eylül. Tam 27 yıl geçmiş. Gençlere söylüyorum, yaşlılara da hatırlatıyorum: Neydi o günkü basının hali?
- Hoş geldin Asker.
- Rejim Mehmetçiğe teslim.
- Oh! Kurtulduk.
Bu sevincin sebebi, elbette ki can ve mal güvenliğiyle ilişkiliydi.
Ama o bile müdahaleyi haklı gösteremedi. Zaten asayiş sağlanınca, demokrasi aşkımız hemen kabardı. İşi asker düşmanlığı’na kadar vardıranlar bile oldu.
***
Müdahale kolaydı.
Tek bir televizyon ve radyo istasyonu vardı: TRT.
Oraya girip mikrofonu aldınız mı, ülkeye hükmedebilirdiniz.
Bugün ulusal veya yerel, yüzlerce kanalı ve istasyonu nasıl kontrol edebilirsiniz?
Canım efendim, karar verirseniz, yine de ezer geçersiniz ama bütün kurumlarda demokratik olgunluk da var şimdi.
Çok şükür “müdahale” kelimesini telaffuz bile artık ayıplanmaktadır.
***
Partiler kapatıldı.
Sonra tekrar yapılanma başladı.
Bugün en eski parti 24 yaşındaki ANAP’tır.
O da ortada yok...
Uzantı partiler ise, köklerinden kopup yeni misyonlara yöneldi.
En yeni parti ise Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. “Eskinin devamı olduğunu” hiç söylemedi. Bence akıllılık etti: Taze başlangıç yapan partilerden biri de DSP’dir. Ecevit’in gerisine hiç dönmedi.
MHP’yi ayrıca kutlarım. Çünkü çakılıp kalmadı. Kendisini yeniledi. Öyle yapmasaydı, CHP’ye benzerdi.
***
Bunları niye yazıyorum?
Hafızalarımızı tazeleyelim.
27 yılda daha fazla mesafe alabilirdik ama aradaki basiretsiz hükümetler yüzünden epey vakit kaybettik.
Olsun.
TKP’siyle, kambiyo mevzuatıyla ve bir dizi uyum yasalarıyla, tam bir liberal ülke Türkiye...
27 yıl evvel suç sayılanlar, bu gün hak sayılıyor.
Kıymetini bilelim.
|