|
Uğur Mumcu nerede şimdi?.. |
|
|
|
Bugün içimden hiçbir şey yazmak gelmiyor... Ama biliyorum ki yazmam gerekiyor... Çünkü farkındayım ki Uğur Mumcu için, gönülden kaleme yazı yazacakların sayısı çok azaldı bu ülkede... “Bütün renkler aynı hızla kirleniyorlar... Birinciliği beyaza verdikleri...” gibi, hızlı bir şekilde her taraftaki köşebaşları Uğur Mumcu’nun tam zıddı insanlar tarafından doldurulmakta bugün...
***
Artık dik ve onurlu duruştan ziyade globallik hakim bu piyasalarda... Artık örnek gazeteci modeller, global şirketlerin yönetici modelleri bizim Babıali’de... Artık Gazi Mustafa Kemal ve onun Çankaya’sı pek revaçta değil bizim gazetelerde... Sudanlı insan hakları celladının kapşonlu generali artık yazı yazıyor Anıtkabir’deki deftere... Gazeteler televizyonlar, Sudanlı ve eli sıkılamayan mümtaz eşinin Çankaya fotoğraflarıyla süslü bugünlerde... Bir örnek gazeteci modeliydi Uğur Mumcu birçok gazeteci için... Ondan da öte, medya içine yuvalanan oportünist sahtekarların korkulu rüyasıydı...
***
Şimdi ondan vaktiyle korkanlar, inanılmaz bir cüretle ahkam kesmekteler... Gazetelerde pek Uğur Mumcu tipinde gazeteciler kalmadı... Globalleşmiş sırıtan tipler var ortalıkta... Araştırmacı gazetecilik falan yapmamakta... Sadece iktidara yalanmaktalar... Gazeteler televizyonlar sermayeler el değiştirdiler... Uğur Mumcu gibi adamlar artık revaçta değil önemli bir kısım basında... Türkiye dönüşüyor... Türkiye’yi dönüştürüyorlar basında da... Belli ki Uğur Mumcu’nun ölümü yol olmuş, döndürülmek istenen hayatlara...
***
Uğur Mumcu Nazım’ın “Hürriyet Kavgası” isimli şiirini çok severdi... “Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler, Dalga dalga aydınlık oldular... Yürüdüler karanlığın üstüne. Meydanları zaptettiler yine...
*** Beyazıt’ta şehit düşen, Silkinip kalktı kabrinden Ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını Yıktı Şahmeran’ın mağarasını
*** Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar. Dinleyin duyduğunuz çakalların ulumasıdır. Safları sıklaştırın çocuklar, Bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.”
*** Bunun bestesi de yapılmıştı, o zamanlar Timur Selçuk söylerdi onu da dinlerdi... Nazım’ın bu şiirinin üzerinden 45 yıl, Uğur Mumcu’nun ölümünün üzerinden 15 yıl geçmiş... Bir değişik gazeteler var artık Türkiye’de... Türbanı savunan, türbanlaşan Türkiye’ye yeşil ışık yakan... Televizyonlardan içki içme sahnelerini kaldırtıp... Türbanlı görüntüleri sokan... Uğur Mumcu gibiler de çok azaldı sanki karşı duracak olan...
***
Canım hiçbir şey yazmak istemiyor bugün... Belki, Uğur Mumcu’ya 15. ölüm yıldönümünde hediye niyetine çok sevdiği Nazım’dan bir kuple... Nasıl... ve nerede ölürsek ölelim, seninle biz birbirimizi ve insanların en büyük davasını sevebildik -dövüştük onun uğruna- “yaşadık” diyebiliriz...
|