Ana sayfa HABERLER SİYASET EKONOMİ DÜNYA TÜRKİYE İSTANBUL EĞİTİM SAĞLIK MAGAZİN SPOR
Medya notları Yazdır E-posta
Bizim sektörde bu kadar fazla ürkütücü insanın çalışmakta olduğunu doğrusu ben bilmiyordum.

Yaklaşan seçim nedeniyle ekranlarda tartışma programları canlandı ya hepsi ortalığa döküldü. Çoğunu önceden tanımadığım bu insanların ağızlarından bal akıyor, seçimde ne olur diye soruyorsunuz bunlara; ‘Seçime gelmeden önce başka şeyler de var’ diye başlıyorlar savaştan, iç bölünmeden, kalkışmadan filan bahsetmeye. Bütün bunları sanki tarım reformu üzerinde konuşurcasına büyük sakinlik içinde anlatıyorlar. Normal kalmaya çalışan insanların bunları dinlerken ruh sağlıklarının bozulmaması mümkün değil. Bu arada ekrana çıkan emekli paşaların bu sivil gazetecilerden çok daha ılımlı kaldıklarını da belirtmek istiyorum.

  • Hazır bizim sektörden bahsetmeye başlamışken sektörümüzdeki patronaj yapısının nasıl da radikal biçimde değiştiğini umarım fark etmişsinizdir. Eskiden en büyük patron olarak Aydın Doğan bilinirdi. Son değişikliklerden ve el değişmelerden sonra Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin en büyük medya patronu olarak ortaya çıktı. Onun gazeteleri ise şunlar: Hürriyet, Milliyet, Radikal, Posta. Televizyon şirketleri ise: CNN Türk, Kanal D, Star televizyonu ise yan kuruluş. Yazılı basında yan kuruluş olarak gazetelerde de Star, Sabah var. Bunlara yan ürünler de diyebilirsiniz. Gördüğünüz gibi Berlusconi ile arkadaş olmak Erdoğan’a ilginç fikirler vermiş olmalı. Ben bir basın çalışanı olarak sektörümüze muhteşem bir giriş yapan yeni patrona hoş geldin diyorum ve hayırlı olsun diyorum. Eski patron Aydın Doğan’ın bu kadar büyük gücü aniden kaybetmesi üzerine fikirlerini herkes merak ediyor çünkü dünya basın tarihinde onun başına gelenler gibisi hiç olmadı.

  • Bir de magazin dünyasından haber vereceğim. Bu dünyada konuşulmakta olan yeni bir kavram var: Bir gecelik kadınlar... Magazin dünyasından bunlara repolu kadınlar deniliyormuş. Muhteşem değil mi? Repolu kadınlar kavramı motor kavramından sonra Türkiye’nin ürettiği ve literatüre geçecek ikinci kavram bence. Bundan böyle bankada memure bana repo yapalım mı derse; ne yaparım, ne derim, elim ayağım birbirine dolanır mı artık bundan korkmaya başladım. Bu kavramdan yola çıkarsak eğer gecelik ilişkiye repolu diyeceksek o zaman evliliğe uzun vadeli hesap mı diyeceğiz ki.

  • Bu hafta içinde Diyarbakır’a gideceğim büyük ihtimalle. Oray Eğin ile birlikte salı akşamı Diyarbakır siyasetçileriyle konuşmak için SKY Turk ekranında olacağız. Beni şimdiden bir panik aldı. Televizyona çıkacağımdan değil, ona artık alışmaya başladım galiba. Hem bu sefer yanımda Oray gibi bir televizyon yıldızı varken hiç korkmam artık kameralardan. Ben lokal olmayı hiç beceremem, lokal sorunlarla ilgilenmem de. Paniğim bundan kaynaklanıyor, hem böyle bir insan olup hem de Diyarbakır’a sorun tartışmaya gitmeyi kabul etmesi için bir insanda intihar güdüsünün iyice olması gerekiyor buna da karar verdim. Sky Turk’ün başka şehirlerden yaptığı yayınları seyrettikçe paniğim de artıyor. Örneğin bir şehirde fındığı konuşuyorlar, diğerinde şekeri, bir başkasında ise ferro krom tesislerini filan. Konuşmaların yapıldığı o şehirlerin yerini bile haritadan yeni öğrenmekte olan benim gibi bir insan için bu hayli ürkütücü. Bilmem anlatabiliyor muyum? O şehirlerde tartışılan her lokal sorun hakkında fikir sahibi olan bir arkadaşımızın var olması ve Mustafa Dolu’nun gittiği her şehirde sorunları iyi bilmesi beni şoke etti. Keşke Diyarbakır’a da Oray yerine Mustafa ile gitseydim. Çünkü Oray’ın da lokal sorunlardan haberdar olacağını tahmin etmiyorum. Haberdar olduğu ortaya çıkarsa da bu başka bir şok vesilesi olur benim için. Lokal sorunları bilmem derken yalan da söylemiş olmayayım. Hiç de bihaber değilim örneğin New York’un lokal sorunlarını iyi bilirim. Örneğin 2’nci Cadde’de açılması düşünülen yeni metro hattının yarattığı sorunları siz bana sorun. İşte bu meseleyi Oray ile birlkte çok derin tartışabilirdik ama ne yazık ki gazete yönetimi Oray ile benim New York’tan canlı yayın yapmamız teklifime sıcak bakmadı ne yazık ki.

  • Bugün bende fikir bitmiyor. Eğer Diyarbakır’a Oray ile Sezen Aksu’yu da götürmeyi akıl etseydik ve bu ikisi canlı yayında PKK terörünü tartışsaydı bu yayın tüm zamanların reyting rekorlarını kırmaz mıydı? Söyleyin bana.
 
< ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER >
İngilizce
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kayıp Parola?
Üye Olun
» 11 bin metrede doğurdu
» Ergenekon'da çok ilginç savunma
» Tuncay Güney MİT'ten sorulacak
» F.Bahçe'den zehir gibi açıklama
» Erdoğan'dan Baykal'a destek
» Mehmet Ali Birand'ın haberi bayat, logosu özel